Alışkanlık 21 günde oluşmaz
«Yirmi bir gün — ve alışkanlık hazır» en sağlam fitness efsanelerinden biri. Bilimsel bir temeli yok. Gerçek veriler farklı bir sayı ve çok daha faydalı bir sonuç veriyor.
Bir alışkanlık 21 günde değil, ortalama 66 günde oluşur — bu, dağılımın 18 ile 254 gün arasında olduğu UCL araştırmasının (Lally, 2010) verisidir. 21 gün miti, plastik cerrahi üzerine bir kitaptan geldi. Evrensel bir süre yoktur: düzenli tekrar, bir tetikleyiciye bağlanma ve tekil aksatmalara karşı dayanıklılık daha önemlidir.
Eğer antrenmanları üçüncü haftada bıraktıysanız ve kendinizi «zayıf irade» için suçladıysanız — belki de mesele irade değil, yanlış beklentiydi. «21 gün» sayısı sahte bir bitiş çizgisi yaratır: üçüncü haftanın sonunda alışkanlık henüz yerleşmemiştir, kişi kendini başarısız sayar ve pes eder.
21 gün miti nereden geldi
Bu sayı alışkanlık araştırmasından gelmedi. Kaynağı, plastik cerrah Maxwell Maltz'ın «Psiko-Sibernetik» (1960) kitabıydı; burada hastaların yeni görünümlerine alışmaları için yaklaşık 21 güne ihtiyaç duyduklarını fark etmişti. Zamanla cerrahiden gelen bu gözlem, hiçbir zaman olmadığı bir «evrensel alışkanlık oluşumu yasasına» dönüştü.
Gerçek araştırma ne gösterdi
2010 yılında Phillippa Lally ve Londra Üniversite Koleji'ndeki (UCL) meslektaşları, European Journal of Social Psychology'de bir çalışma yayımladı. 96 kişi birer yeni eylem seçti (bir şey yemek, içmek ya da yapmak) ve bunu 12 hafta boyunca her gün aynı bağlamda — örneğin «kahvaltıdan sonra» — tekrarladı.
Eylemin otomatik hâle gelmesi için geçen ortalama süre 66 gün oldu. Ama asıl önemli olan dağılım: 18 ile 254 gün arasında. Yani tek bir sayı diye bir şey yok; her şey kişiye ve alışkanlığın zorluğuna bağlı.
Pratik sonuçlar sayıdan daha önemli
Lally'nin çalışmasından birkaç şey çıkıyor. Birincisi, eylem ne kadar basitse o kadar hızlı otomatikleşir: «bir bardak su içmek», «tam bir antrenman yapmaktan» daha hızlı yerleşir. İkincisi, bağlama bağlanma önemlidir — istikrarlı bir tetikleyici («kahveden sonra», «işten hemen sonra») oluşumu hızlandırır. Üçüncüsü, tekil aksatmalar süreci bozmaz: araştırmada tekil aksatmalar nihai otomatikliği neredeyse hiç etkilemedi.
Otomatiklik nedir
Araştırmadaki anahtar kelime — automaticity, yani otomatiklik. Bir alışkanlık, onu yapmaya «karar verdiğinizde» değil, eylem neredeyse kendiliğinden, içsel bir pazarlık ve irade çabası olmadan tetiklendiğinde oluşmuş sayılır. Her sabah kendinizi koşuya ikna etmeniz gerekiyorsa — henüz alışkanlık yok, disiplin var. Amaç, davranışı diş fırçalamaktan fazla çaba gerektirmeyen bir hâle getirmektir. İşte tam da bu yüzden yalnızca motivasyona güvenmek güvenilir değildir: motivasyon günden güne dalgalanır, otomatiklik ise dalgalanmaz.
Bunu antrenmanlara nasıl uygulamalı
Büyük bir hata — karmaşık bir alışkanlığı hemen yerleştirmeye çalışmaktır («haftada beş kez birer saat antrenman yapmak»). Lally'nin verilerine göre, karmaşık eylemler daha uzun sürede ve daha büyük bir dağılımla otomatikleşir. Yapmamanın neredeyse imkânsız olduğu asgari bir versiyonla başlamak daha güvenilirdir: spor kıyafetini giyip tek bir ısınma yapmak, on dakikalık bir yürüyüşe çıkmak, tek bir set yapmak. Küçük bir eylem bir ritüel olarak daha hızlı yerleşir, hazır otomatik bir «kancanın» üzerine ise hacmi artırmak daha kolaydır. Önce düzenliliği inşa edersiniz, ancak ondan sonra — yoğunluğu.
Aksaklıkları önceden planlamak da faydalıdır. Hayat zaten size bir hastalık, bir iş seyahati ya da bir yoğunluk yükleyecektir. «Zor bir gündeki asgari versiyon — sıfır değil, beş dakikadır» diye önceden karar verirseniz, tek bir zor gün serinin kopmasına dönüşmez. Alışkanlığı öldüren aksatma değil, «bir kez kaçırdım, demek ki her şeyi bırakıyorum» senaryosudur.
- «21. günde bir bitiş» beklemeyin. Yeni bir alışkanlık için 2–3 ay, hatta daha fazlasını öngörün.
- Eylemi istikrarlı bir tetikleyiciye bağlayın: «kahvaltıdan sonra», «işten hemen sonra».
- Basitten başlayın. Küçük bir eylem büyük olandan daha hızlı otomatikleşir.
- Bir aksatma bir başarısızlık değildir. Alışkanlığı bozan aksaklık değil, devam etmeyi reddetmektir.
Sık sorulan sorular
Kaynaklar
- Lally P., van Jaarsveld C.H.M., Potts H.W.W., Wardle J. «How are habits formed: Modelling habit formation in the real world». European Journal of Social Psychology, 2010. onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1002/ejsp.674
- UCL News. «How long does it take to form a habit?». ucl.ac.uk/news/2009/aug/how-long-does-it-take-form-habit